24 Kas 2008

Youtube Gene Yasak


Kanunlar birlikte yaşayan insanların ahenk içinde mutlu ve huzurlu yaşaması için getirilir; devletin bir gereğidir. Devlet (kabile vs) gibi topluluklar kişi sayısına göre kurumları olan, kanunları, kendine göre hukuğu olan kurallarla insanların bir arada yaşayabilmesi için zorunluluk sonucu kurulmuştur.
Bazı treni kaçırmış medeniyetlerde devletlerin neden kurulduğu ve kanunların aslında neye yaradığı unutulur, medeniyet araçları birer amaç haline geliverir.
Tüm bireylere bu kutsanmış araçların varlığı için yaşadıkları öğretilir. Ve geri kalmışlığa neden olan tüm aksaklıklar, yolsuzluklar, akıl dışılıklar, mantıksız diğer işler bu kutsal dogma çerçevesinde sorgulanamaz hale gelir. Zaten sistem onları ilk başta geri kalmadıklarına inandırmak isteyecektir olmadı sanal düşmanlar ve sanal dostlar üretecektir. Geri kalmışlığın tek nedeni ise sistemin gösterdiği düşmanların kurduğu tuzaklardır. Böylesi topluluklarda insanlar genelde mutsuzdur; gene o insanlar çözüm üretmek için değil -çünkü düşünmek tehlikelidir-, kabullenmişlikle sorun saymak için yarışırlar. Kanunlar, topluluğun güvenliği için kurulmuş güç, suçluları cezalandırmak için nadiren kullanılabildiği gibi sistemi sorgulayan ve belki topluluğu için çıkış yolu arayan kişilere zorluk çıkarmak, hapse atmak için de kullanılabilir. Tabi tüm bireylerin bu düzeni sindirmesi için bir organ gereklidir. O organda mutlak güç ve eğitim bir aradadır. Her birey 1.5 yıl içinde dış düşmanlara karşı kurulduğu sanılan aslında sistemi sorgulayanlara karşı konmuş bir gücün parçası haline getirilir. Emir alma, emir yerine getirme, sistemi olduğu gibi kabul etmek, soru sormama, beyin yerine beyincik kullanılması için bu süre optimum şekilde değerlendirilir. Bu bozuk sistemin devamı ancak böyle mümkün olabilmektedir. Her sistem kendini tabi ki korur; Bu canlıların olduğu gibi sistemlerinde tabii bir arzusudur.
YouTube yasaklanıyor. Bir kaç tane video yüzünden. O bir kaç video'ya erişimin engellenmesi teknik olarak mümkün. Başka bir yol: istenmeyen videoların youtube'ye bildirerek oradan kaldırtmak mümkün. (youtube yetkilileri ülkemizden muhatap bulamadıklarından yakınıyorlar). Veya İnterneti kökten yasaklamak da mümkün.
Tüm elektrik üreten: Rüzgar gülü, Barajlar veya üzerinde potansiyel enerji taşıyan ve her an bunu kinetiğe çevirebilecek düzenekler, hatta iletkenler (üzerinden elektronlar geçecek diye), hatta o elektronları bir şekilde kullanarak veri üretecek, görüntü oluşturacak, bilgi depolayacak tüm sistemlerin yasaklanması da pek tabi mümkün. Hatta oldu olacak iletkenler ve elektronlar da yasaklanabilir.

Youtube'u yasaklamak aykırı filmler yüzünden sinemaları hatta sinemacılığı yasaklamak gibi.
Kötü düşüncelerin hiç oluşmaması için veya yayılmaması için konuşmak, yazmak yasaklanabilir. Düşünmek yasaklanabilir. Kitap yazmak, okumak, okuma yazma öğrenmek, çizmek, dumanla haberleşmek de yasaklanabilir. Hatta oldu olacak mimikler de yasaklanabilir. Böylece insanlar aklından geçen bir şeyi karşı tarafa hiç bir şekilde yansıtamaz, doğabilecek tüm gelişmeye değişmeye neden olabilecek sistem için tehlikeli düşünceler henüz körpe iken toprağa verilir. Komik olan ise sistemi doğası gereği bozmaya meyyel olan insanları sistem -oldu olacak- kendi insanlarını öldürelim desin, diyemez ki! Çünkü o kutsal sistemin varlığı onun varlığını kutsayanlar ve ona inananlar olmazsa sistem olamaz. Bu büyük zorluklar içersinde sistem kendini korumaya çalışır.
Tabi gelişmek için sistemin ürettiği masalları olduğu gibi kabul etmek yerine her türlü bilgiyi öğrenmek, tartmak, karşılaştırmak ve önce bireylerin kendi yolunu çizmesi, sonra aynı düşünceye çokça inananların yönetiminde olduğu akılla / bilimle / insafla yönetilen bir Devlet/ toplum için ancak gelecek olabilir. Kendisinin çıktığı savaştan çeyrek yüzyıl sonra bazı devletler tamamen dümdüz (gerek konvansiyonel, gerek atom bombaları ile) hale gelmiş ülkelerine, müthiş borçlandırılmış ekonomilerine rağmen, hatta tüm güçlü dünyanın düşmanı oldukları için aslında tüm gücü elinde bulunduran dünyanın düşman olduğu ülkeler nasıl oluyorda bir kaç onyılda dünyanın lider ülkelerinden oluyor. Veya bir zamanlar bizim düşmanlarımız şimdi gerçek dostumuz, müttefikimiz, krize girdiğimizde sırtımızı sıvazlayan 'ekonomimizi kurtaran' oluyor, dostlarımız düşman oluyor. Acaba düşmanlarımızla dost olsaydık daha mı doğru yapardık. Acaba, acaba, acaba... Neyseki benim toplumumumda düşünmek yasak değil, ama dile getirmek sorun olabiliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme