Dil, sadece iletişim kurmamızı sağlayan bir araç değil, aynı zamanda kavramların ruhunu taşıyan bir aynadır. Bugün günlük hayatta sıkça kullandığımız ama derinindeki anlam bağını bazen gözden kaçırdığımız üç kelimeye yakından bakalım: Selam, İslam ve Müslüman.
Arapça’nın matematiksel bir düzeni vardır; kelimeler üç harfli köklerden türer. Bu üç kavramın da ortak paydası S-L-M (s-l-m) harfleridir. Peki, bu harfler bize ne anlatıyor?
1. Selam: "Barış"
Her şeyin temeli olan "Selam", sözlükte barış, esenlik, emniyet ve huzur demektir. Birine "Selam" verdiğimizde aslında ona "Benden sana zarar gelmez, senin için barış ve esenlik diliyorum" demiş oluruz. Selam, varılmak istenen huzur limanıdır.
2. İslam: "Barışa Girmek"
İslam kelimesi, lügatte "teslimiyet" anlamına gelse de kökeni itibariyle "barışa girmek" veya "esenliği seçmek" eylemidir. Yani İslam, durağan bir kavram değil; bireyin kendi iradesiyle huzuru, güveni ve evrensel barışı tercih etme sürecidir.
3. Müslüman: "Barışa Giren"
Bu zincirin son halkası ise kişidir. Müslüman; kelime anlamıyla "barışa giren, esenliği temsil eden ve güven veren" kimsedir. Bu tanıma göre Müslüman olmak, sadece bir inanca sahip olmak değil, aynı zamanda çevresine barış ve güven yayan bir karakter sergilemektir.
Sonuç: Bir Yaşam Biçimi Olarak Barış
Bu üç kavramı birleştirdiğimizde karşımıza muazzam bir tablo çıkıyor:
* Selam barışın kendisidir.
* İslam o barışa giden yoldur.
* Müslüman ise o yolda yürüyen yolcudur.
Kelimelerin kökenindeki bu muazzam uyum, aslında bize hayatın içinde nasıl bir duruş sergilememiz gerektiğini de hatırlatıyor: Daima barıştan yana olmak ve esenliği yaymak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder