17 Eyl 2010

Partiler Kapatılır

Hukuk sağlam temellere dayanır. İşlenen suça karşı net yaptırımları vardır diye biliriz. Yargıtay baş savcısının açtığı dava bununla çelişen ifadeler mevcut. Anlaşılan Anayasa Mahkemesinde Siyasi Partilerin kapatılması için suç işleniğinin ıspatı veya suçlu kimsenin ortada olmasına gerek yok.
Öyle bir görüş oluşması, bunun hissedilmesi bile siyasi partinin kapatılması için kafi. Ergenekon davası sonuçlanmadan
AKP'nin kapatılmasında kullanılması bunun bir göstergesi olabilir. Bir partinin aslında kapatılması için Suç işlemesi, Suça teşvik etmesi gerekir. Hisler, görüşler üzeri olması gerekir. Bu kadar net olmayan ifadelerin bulunduğu kanunları uygulayanlar kendi hisleri ila hareket edebilir endişesi taşıyorum.


En çok üzüldüğüm nokta ise sadece vatan hainliğinden yargılanabilecek Cumhurbaşkanının davada suçlananlardan biri olmasıdır. Siyasi bir kişiliği olmayan insan bu davaya bulaştırılmış oldu. Siyasi Partileri net olmayan ifadeler ile, suç işlemeden kapatılmasının yolunu bulmuşlar onu anlıyorum, Siyasi bir kişiliği olmayan bir insanın önce vatan hainliği davası açılması gerekir bence varsa öyle bişi sonra Cumhurbaşkanlığını kaldırırsınız. Vatan hainliği net birşeydir, yabancı ülkeye vatanınızı kötü duruma düşürecek bilgileri verirsiniz satarsınız ancak öyle olur.


19-03-2008 de karalamışım bu yazıyı. En yüksek mahkeme küçük sayılabilecek bir ceza ile AKP'yi kapatmadı. İnşallah vatanımız için en hayırlısı bu olmuştur. Tek bir hakim de kapatılsın demiş olsaydı kapatılacaktı. Yargının en üst mahkemesinin verdiği kararlardan dönüş yoktur, tek bir insan 70.000.000 kişinin kararını vermiş oldu. Enteresan, çok enteresan.


19-03-2008 de yazıp taslaklara kaydetmişim bu yazıyı... Şimdi yayınlıyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme