16 Tem 2016

Ordaydım

Ordaydım...
Sabah saat 6 ya kadar köprünün dibindeydim.
TRT deki Darbeci anonsunu duyduktan sonra artık evde durmamın hiçbir anlamı yoktu. Çıktım. Amacım Maltepe'den Köprüye gitmekti.
E5 e indim, E5 te Küçükyalı sapağında Tam önümde 4-5 tane polis kılığında insan beni durdurdu. 16 Plakalı Tırı önüme çekip, arka kısmına da bir araç park ettiler. Arkamda kuyruk oluştu, insanlarla birlikte çıktık. Onlara darbecilerle hareket ettiklerini söylediğimizde -çok kalabalık olduğumuzdan- için

- "Size zarar gelmesin diye yapıyoruz. Emir geldi böyle geldi" dediler. Bende
- "Emir komuta zinciri iptal edildi, halk sokaklara Demokrasiye Sahip çıkmaya çağrıldı" dedim. Hatta telefondan tv'yi çektiğim görüntüyü gösterdim.

Ama onların karanlık bir niyeti vardı. Az ilerde halk tarafından ele geçirilmiş 200m kadar ilerde dev tank da yolu kesmişti, bu polislerde yolu kesmişti. Eminim darbecilerle kol kola olan insanlardı bunlar.



Güya ordakiler bize zarar gelmesin diye yolu kapamışlar. Köprü yol kapamak, göz dağı vermek, hayatın işleyişini durdurmak darbeci mantığıdır. Orda yarım saat kıpırdayamadım. Arkamdaki araçlara sapma yolundan gitmelerini söyledim. Araçlar yavaş yavaş yanyoldan çıktı. Ben de E5 üzerinden ters yönde gitmeye başladım. 100M arkama aynı polis grubu 16 plakalı bir tır daha çekti. Yan yola saptım, Yolumu kapatan tırı geçtim, az ilerde Bir tank halk tarafından ele geçirilmiş, üstünde zıplanıyordu. Onu da geçtim. Göztepe sapağında artık dersimi almıştım. Orda da bir 16 plakalı tır gene insanların köprüye gidişini kapamak için yolu kapatmıştı, ama orada tecrübeliydim artık, yan yoldan geçtim. Orda sıkışıklık içinde yavaş yavaş ilerlerken, arkamda gene 16 plakalı tır ilgimi çekti. Sanırım ben geçtikten sonra göztepe sapağındaki yan yolu da kapamış olmalı.
Tam o sırada göztepede aracıma, benim olduğum noktaya bir kurşun isabet etti. Arabanın şöför camı çalışmamaya başladı. Sonra camı elimle çektim, sıkışmış kurşunla birlikte cam haraket etti. Etkili menzilinden biraz dışarda olduğu için şanslıydım.
Yola devam ettim, köprü yolu kapalı olabilir diye, köprü yoluna sapmadan direkt 1. ordunun yanından sahile, Üsküdar'a gittim. Yollar artık boştu. Darbeciler gerekli önlemleri almışlar, insanların köprüye gidişini engellemişlerdi anlaşılan.
Beylerbeyi deniz komutanlığından yukarı çıkarak, tam da Boğaziçi Köprüsü Metrobüs durağına giderek aracımı park ettim...
Bir süre yukarı çıkmaya cesaret edemedim, çünkü kurşun sesleri geliyordu. Sonra orada da yüzlerce insan olduğunu anladığımda yukarı çıktım. Evet yukarda manzara tam da tahmin ettiğim gibiydi. Ben kadıköy yönü metrobüs durağındaydım. Köprüye yakın, ama köprüyü göremeyen noktadaydım. Bu orayı karşı metrobüs durağına göre daha şanslı bir nokta yapıyordu.


Arada insanların sesleri yükseliyordu. Her yükseldiğinde karşı tarafdan kurşun yağıyordu üzerlerimize. Özellikle Mecidiyeköy yönündeki metrobüs durağı yakınlarındaki insanlardan her kurşun seslerinden bir inleme geliyor. Ambulans çağrılıyordu. Ambulans saniyeler içinde geliyor, yaralıyı alıyor gidiyordu. Ben orada olduğum sürece onlarca insanın vurulduğuna şahit oldum. Aralarından ölenler olmuş olabilir... İlk gittiğimde zaten "asker bize plastik mermi sıkar, gerçek sıkmıyordur" diyenler oluyordu. Bundan da daha cesaretlilerdi. Askeri ikna edebileceklerini sanıyorlardı. Onlarca kişiye "bakın bunlar gerçek, vurulursak ölürüz" dediğimi hatırlıyorum. İnanmak istemiyorlardı. Ama onlar üniformalı hainlerdi. Ordumuzu temsil etmiyorlardı.
Bir kişi :
- "elimize versinler bunları, linç edelim" diyordu. Ben de
- "kardeşim, onlardan ne farkın kalır" dediğimde... Delirdi...
- "Kardeşim, sen görmedin, buraya gelen tanklar buradayken ben burdaydım, üzerimize kırdı, bir sürü insan öldü yaralandı. 9 yaşındaki çocuğun ayağı koptu. Bunlar insan değil. " dedi.
- "Adalete versek" dedim.
- "Şimdiye kadar sustuk, bak adamlar topla tüfekle üzerimize geliyor" dedi.

Sağdan soldan insanlar 3-5 dakikada bir yaralanıyor, ambulans geliyor götürüyordu. Arada ambulansa da kurşun yağdırılıyordu. O an yaşadıklarımın gerçek olamayacağını düşündüm, ama bizzat olayın tam kalbindeydim.

Sonra tanıdığım bir arkadaş da ordaymış, bizi perdeleyen tepenin tam üstünde. Onu çağırdım. Sen köprüyü görebiliyorsan, onlar da seni görür vurulursun dediğimi hatırlıyorum. Karşıdaki insanlara da sesim gitmedi. Orada onlarca insan kuş gibi vuruldu.
Bir ara üzerimize epey etkili biber gazı atıldı. O kadar kurşun çıktılar ki, bize siper olan bir tepe olmasına rağmen arada bir araçtan, bir direkten kurşun sekerek bizim taraftan da 4-5 kişinin yaralandığı oldu...
Bir siyah Toyota Land Cruiser tam da metrobüs yolunda ters istikamette sürerek önümüze geldi. Radyoyu açtı. Gelişmeri epey oradan dinledik.
Sabah 6'ya yaklaşırken polisle darbeciler arasında çatışma çıkmaya başladı, tam o sırada bir de köprünün ağzına gaz bombası atıldı. Ve çatışma kızıştı.
Ben arkadaşımı zorla aşağı çekerek indim. Polis Toması, yavaş yavaş Tanka yaklaşmıştı. Tank doğrudan bize atış yapamazdı ama Tomadan seken parçaların üzerimize yağması kaçınılmazdı. Dedim "artık güvenli değil burası gidelim." Merdivenlere yönelip biraz indik. Az önce olduğumuz yere köprünün üstünden top atıldı. Yukarı çıktım can pazarı kurulmuştu. Yukarıda haberleri dinlediğimiz, ayaktayken üzerine dayandığımız araç isabet almıştı. Birileri çarşaf yırtıp turnike yapmaya çalışıyordu. Bir yandan da kurşunlar yağıyordu.

Bu görüntüleri çekenden Allah razı olsun. Olayın özeti gibi olmuş:


15 Temmuz 2019 da top atışının videosunu buldum ekledim.
Bir an sayabildim 5 yaralı insan görebildim. Belki daha fazlasıydı, ve çok kötüydü durumları. Ambulans da toptan korkmuş olacak bir süre gelmedi. Oranın hemen altındaki aracıma indim. Yaralıları aşağı indirenleri bekledim. Önümdeki araca bir tane yaralı koydular. Ben de bekledim, bekledim, gelmeyince yola devam ettim. Ara sokaklardan, göztepeye vardım. Arkadaşımı bıraktım. E5 üzerine çıktım. Göztepe noktasından kadıköy yönü kapalıydı. Evimin sapağına kadar rahatlıkla geldim. Maltepe noktasında pendik yolu kapalıydı.
Bazı arkadaşlar kurmaca, oyun yazmış. Feto cu bu adamın yazdıkları hala duruyor, bir bakın. Böyle bir kahaneti 1 gün önce yazmış bu adam...

TBMM nin bombalanma sebebini CHP li bir millet vekili tv de şöyle açıkladı. CHP, MHP ve AKP darbeye karşı tek yürek olunca partinin yetkilileri TBMM ye yönelince başımıza bombalar attılar...
Zaten darbe girişiminde bulunanlar da aynı güruhtan. Bu apaçık bir darbe girişimiydi ve bu insanlar kimse kusura bakmasın IŞİD mantığından farklı değillerdi.
Bazı arkadaşlara da göre ben aptal oluyorum.
Doğru, ben aptalım. Darbeciler evden çıkma diyor. Trt yi basıyor. Senin benim seçtiğim insanları alıp şafakta asmayı planlıyor. Onların lafını sen dinledim, ben dinledim.. Hepimiz dinlersek ne olacak?
Elbette darbe olacak...
Türkiye demokrasi sancısı çekmeden bize bu sistem gelmişti. Tepeden inme... Belki de ilk ciddi demokrasi sancımızı çektik ve zaferimizi kazandık...

16 Temmuz, 6:00 köprüden dönüş yolum.

Hayırlı olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme