18 Şub 2009

Revolutionary Road (2008)


Kate Winslet ve Leonardo DiCaprio birlikte oynadıkları Titanic filminden sonra gene bir araya gelmişler. Titanic'te ki tutkulu aşıklar bu sefer sorunları olan bir çifti canlandırıyor. Filmin yönetmeni Kate Winslet'in kocası Sam Mendes. Yönettiği Amerikan Güzeli en iyi film, en iyi yönetmen dahil 5 oskarı götürmüştü.

Filmin Konusu: Kate başarısız oyunculuk kariyeri yüzünden artık bu işten vazgeçmiştir. Leonardo sevmediği bir işi yapmaktadır. Aralarında bulunan sorunlar yüzünden zorlu günler geçirirken Kate Paris'e yerleşelim diye tutturur. Leonardo başta çekinse de zaman içersinde bu fikri benimser. Fakat beklenmedik talihsizlikler ve Leonardo'nun işindeki olumlu gelişmeler karı koca arasında çatışmalara neden olacaktır. Film iyi çekilmiş. Enteresan bir konu işlenmiş. Arada bir ülkemizde sıkılıp ta "bir gün başımı alıp Amerika'ya yerleşecem. Beni burada ne bağlıyor" tayfası mevcut olduğuna göre onların ilgisini çekebileceğini düşünüyorum. Ben film başladığında Paris'e gidecekler orada ne olduğunu göreceğiz diye düşünürken öyle olmadı. Giriş, gelişme ve sonuç hep Amerika'da gerçekleşti.


Ülkemizden sıkılıp başka ülkelere gitmek isteyen arkadaşlara başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bayramda Konya'daydık. Bir azeri fotoğraf hobisi olan arkadaş ile buluştuk. Kendisi ABD'de bulunmuş, Rusyayı biliyor ve imkanları sayesinde Tıp uzmanlığını istediği her ülkede yapabilir. Aynen şunu dedi. "Bence dünyanın en güzel ülkesi Türkiye. Benim için ABD bir alternatif bile değil. Doğu ile Batıyı çok güzel bir şekilde yoğurmuş. Sizler çok şanslısınız. Niye ülkenizi yererek burası Türkiye diyorsunuz, hiç anlamıyorum!. Bu ülkede her istediğinizi yapabileceğiniz gibi, isterseniz hiç bir şey yapmayabilirsiniz, size karışan olmaz. Sıcak kanlı insanlarınız var vs..."

Özetle güzel bir film. Yönetmene helal olsun, karısının sahnelerini başarı ile çekmiş :)

-Yalan söylemekte ne kadar uzmanlaşırsan uzmanlaş, gerçekler daima ortaya çıkar.

-Sadece hayatı öğrenmek istiyorum.

-Asıl söylemek istediğin ne Frank. Niye beni aldattığnı söylüyorsun. Kızla sevişmeni söylemiyorum, peki bunu neden bana söylüyorsun?

-O çocuk ben olmayacağım için çok memnunum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme