28 Eyl 2017

Muaviye Kim?



  1. Hz Osman'ın ölümüne (yaptığı oyunlarla) neden olmuştur. Bunu bile bile yapmıştır. Sonunda da Hz Osman'ın soyu intikam işine girişmediği halde (İslama göre sadece bu işe onlar girişebilirdi) Kendi kendine intikam için sanki Hz Ali ölüme neden olmuş gibi O'na saldırmıştır.
  2. Hz Osman'ın öldürülmesi mührünü kullanarak bir mesaj yazmış. Ulak yolda ele geçirilmiş. Mesajı gören ve Hz Osman'la anlaşmalı grup Hz Osman'ı öldürmek için yola çıkmış. Muaviye Medinede'ki Hz Osman'ı savunma sözü vermiş ama Medine dışında ordusu ile Hz Osman'ın katledilmesini beklemiştir.
  3. Hz Ali ile Hz Ayşe'nin savaşmasını sağlamıştır.
  4. Hz Ali'yi öldürtmüştür.
  5. Hz Hasan'ı öldürtmüştür.
  6. Kuran Vahyinin ve Hz Muhammedin önüne dikilen, Müşrik mekke ordusunun komutanını Ebu Süfyan'ın oğludur.
  7. Muaviyenin Annesi, Habeşli bir köleye Uhud savaşında, İslam ordusunun başkomutanı Hz Hamza'yı öldürtmüş. Ciğerini göğsünden çıkartıp ağzıyla parçalamış zafer şarkıları söylemiştir. Yine Annesi, Hz Hamza'nın ağzını, dudaklarını, kulaklarını oyup ipe dizip, mekkede müşrik dostlarına göndermiştir.
  8. Muaviyenin kardeşi, amcası ve pek çok yakınları Bedir'de Hz Ali tarafından öldürülmüştür.
  9. Muaviye Kuran'dan ve Hz Muhammed'den intikam yemini etmiş biridir. Kılıçla başaramadığını İslam'dan Kuranı uzaklaştırarak yapmıştır. Kuran yerine Ehli Sünnet'i icat etmiştir. Ehli Sünnetin de Cennete gideceğini Peygamberimizin ağzından kendisi rivayet etmiştir. 
  10. Kendisi Peygamberimiz Mekke'nin kapısına dayanana kadar Müslüman olmamıştır. Müslüman olduktan sadece 2 yıl sonra Peygamberimiz Vefat etmiştir. Vahiy katipliği ve Hadis raviliği bunlara dayanır.
  11. Ehli sünneti kurduğu için kendisi onere edilmiş ve adı anılırken Hazreti denmiştir. Şimdiki hocalar sadece ama sadece Hz Muhammed'i gördüğü için onun cennetlik zannettikleri için, dinimizden Kuranı çıkarmasını görmezden geliyorlar.
  12. Muaviye ile birlikte 100 yıl boyunca Hz Ali'ye beddua etme geleneği başlatılmıştır. Bu uygulamayı ancak ÖMER ABDULAZİZ 100 yıl sonra durdurabilmiştir. Bu uygulama durdurulduğunda dinimize BİDAD SOKULUYOR diye çığıranlar olmuştur.
  13. Hz Ali'nin halifeliğini kabul etmemiş, isyan etmiştir. Hz Ali O'nu valilikten azletmiştir. Kendisi bunu da yerine getirmemiş, bir ordu kurmuştur. Hz Ali Mecburen savaşmış, bunu tam yenilgiye uğratacakken Muaviye kişisi kendi ordusuna mızrak uçlarına Kuran safyalarını saplamalarını emretmiştir. Hz Ali'nin ordusu Hz Alinin uyarılarına rağmen savaşmayı bırakmıştır. Bu savaş: Siffin savaşı Mızrak olayı ile hatırlanır.
  14. Hz Ali Halifeyken, Kendini Halife ilan etmiş, Onu öldürtmüş. Halifeliği ele geçirmiş. Sünnetullah ve Kurana uymayan başka hurafeleri dine sokmuş, Kurana ters olsa da kendi uydurduğu veya uydurttuğu Hadis kavramı ile dine ilaveler, eksiltmeler yapmıştır. 
  15. Beşinci halife...
  16. Oğlu Yezid Hz Hüseyin'i öldürtmüştür. (kerbala). Yanındaki çoluk çocuk kadını kılıçtan geçirdi. Oradan Medineye geçtiler. Orayı talan edip, 900 sahabe karısına tecavüz ettiler. Oradan Mekke'ye gittiler. 3 gün mancılıkla kabeyi mancılıkla yaktı. Ondan sonra gelen ehli beyt imamlarını ya kestiler, ya zehirlediler. İmamı Azam'ın (Ebu Hanife) zindanda kırbaçlanmış cesedi çıktı. 
  17. Bundan sonra Kuran kılıfa konup, duvara asıldı. Asla okunmadı. İlla seslendirildi. Ve getirdiği tüm dini kurallar toprağa gömüldü.

20 Haz 2017

Kuran İncelemeleri 1: Veliler, şeyhler vs günah işlemezler.

Peygamberimiz Kur'an inmeden önce nasıl biriydi?

Enam 56: De ki: “Muhakkak ki ben, dua ettiğiniz Allah’tan başka şeylere kul olmaktan men edildim.” De ki: “Sizin heveslerinize (nefsinizin afetlerinin dileklerine) uymam, eğer uyarsam (öyle olursa), dalâlette olmuş olurum ve hidayete erenlerden olmam.”



Mumin 66:De ki: "Muhakkak ki ben sizin, Allah’tan başka taptıklarınıza kul olmaktan men edildim, bana Rabbimden beyyineler (deliller) geldiği için. Ve âlemlerin Rabbine teslim olmakla (ruhumu, vechimi, nefsimi ve irademi Allah’a teslim etmekle) emrolundum."



Şura 52:Ve işte böylece sana emrimizden bir ruh (Kur'ân-ı Kerim) vahyettik. Ve sen, kitap nedir ve îmân nedir bilmiyordun. Ve lâkin O'nu “nur” kıldık. Kullarımızdan dilediğimizi O'nunla hidayete erdiririz. Ve muhakkak ki sen, mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet ediyorsun (ulaştırıyorsun).



Duha 7: Seni bir sapmış olarak bulup doğruya iletmedik mi?



Allah peygamberimizin göğsü daralmasın diye başta uyarıda bulunuyor



7:2 Bu, sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman ve inananlara öğüt vermen konusunda göğsünde bir kuşku ve sıkıntı olmasın.



Peygamberimizin göğsü daraldı



15:97 Söylediklerinden ötürü göğsünün daraldığını biliyoruz.

Peygamberimizin neden göğsü daraldı.





HUD 12 "Ona bir hazine, yahut onunla birlikte bir melek inmeli değil miydi," dedikleri için belki göğsün daralacak ve sana vahyedilenin bir kısmını terkedeceksin. Sen yalnız bir uyarıcısın; Allah her şeyi kontrol edendir.



Peygamberimizin göğsü genişletilip sakinleştirildi Allah tarafından



94:1 Göğsünü genişletip seni sakinleştirmedik mi?

Peygamberimize verilen mucize neydi?





ANKEBUT Suresi 50. Ayet

"Ona Rabbinden bir mucize inmeli değil miydi?" dediler. De ki, "Mucizeler Allah'ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."

ANKEBUT Suresi 51. Ayet

Bu kitabı sana indirmiş olmamız ve kendilerine okunması onlara yetmez mi? Bunda inanan bir toplum için bir rahmet ve öğüt vardır.

15:85 Biz, gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri belli bir amaç için yarattık. O saat (dünyanın sonu) elbette gelecektir, öyleyse onlara güzel ve yumuşak davran. Sor 9

15:86 Rabbin elbette Yaratandır, Bilendir. Sor 1

15:87 Biz sana yedi çifti ve büyük Kuran'ı verdik. Sor 7

15:88 Onlardan bazılarına verdiklerimizi kıskanma ve onlardan (inkarcılardan) ötürü de üzülme. İnananlara kanatlarını indir. Sor 7

15:89 De ki: "Ben apaçık bir uyarıcıyım."

Allah Peygamberini, Allah müminleri, Peygamber Müminleri Salat eder

• Allah ve melekleri peygamberi salat (yusalluna ala) eder (33/56).
• Allah ve melekleri aynı şekilde tüm müminlere salat (yusalluna ala) eder (33/43).
• Muhammed peygamber etrafındaki müminleri salat (salli alayhim) etmekle emredildi (9/103).
İnsandır, Bilgisi sınırlıdır

İSRA 95 De ki: "Yeryüzünde yerleşip dolaşan melekler olsaydı onlara gökten bir meleği elçi gönderirdik."



46:9 De ki "Ben türedi bir elçi değilim. Bana ve size ne olacağını da bilmem. Ben, ancak bana vahyedilene uyuyorum. Ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim."



7:188 De ki: "Allah'ın dilediğinden başka ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak inanan bir topluma bir müjdeci ve uyarıcıyım."



10:49 De ki: "Allah'ın dilemesi dışında, ben kendime dahi ne bir zarar ne de bir yarar verme gücüne sahip değilim. Her toplumun bir süresi vardır. Süreleri bitince ne bir saat geciktirilir ne de öne alınırlar.



6:50 De: "Allah'ın hazineleri benim yanımda demiyorum size. Gizlilikleri de bilmiyorum. Size, bir melek olduğumu da söylemiyorum. Sadece bana vahyedileni izliyorum." şunu da söyle: "Kör ile gören bir mi?"



41:6 De ki, "Ben, sadece sizin gibi bir insanım. Bana, sizin tanrınızın bir tek tanrı olduğu vahyediliyor. O'na yönelin, O'ndan bağışlanma dileyin. Vay ortak koşanlara!"



3:144 Muhammed sadece bir elçidir ve ondan önce de nice elçiler gelip geçmiştir. Ölür yahut öldürülürse geriye mi döneceksiniz. Dönekler Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenleri ödüllendirecektir.







Müşriklerin baskısı sonuç verecek miydi?

İsra 73:Onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı. (Eğer böyle yapabilselerdi) işte o zaman seni dost edinirlerdi.

İsra 74: Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.

İsra 75:  O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntıları kat kat tattırılırdı. Sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.

Bakara 145: Sen, Kitap verilenlere her türlü delili getirsen, yine de kıblene uymazlar; sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. And olsun ki, eğer sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, şüphesiz o zaman zulmedenlerden olursun.

Yunus 15: Ve onlara âyetlerimiz, delillerle okunduğu zaman Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir veya O’nu değiştir.” De ki: “O’nu, kendi nefsimden (bir şey) ilka ederek benim değiştirmem olamaz. Ben ancak bana vahyolunan şeye tâbî olurum. Şâyet Rabbime asi olursam muhakkak ki ben, büyük günün azabından korkarım.”



Rad 37: İşte böyle O'nu, Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana ilimden bunca şey geldikten sonra eğer onların heveslerine tâbî olursan, elbette senin için Allah’tan başka bir dost ve bir koruyucu yoktur.

Kasas 86: Ve Rabbin tarafından sadece bir rahmet olarak, bu kitabın sana ilka edileceğini (ulaştırılacağını) sen ümit etmezdin. Öyleyse sakın kâfirlere yardımcı olma!

Kasass 87: Ve Sana indirildikten sonra, Allah’ın âyetlerinden sakın seni alıkoymasınlar. Ve Rabbine davet et (Allah’a ulaşmaya çağır). Ve sakın müşriklerden olma!

Şura 15: İşte bunun için, artık sen onları davet et. Ve emrolunduğun gibi istikamet üzere (Allah’a doğru) ol. Ve onların heveslerine tâbî olma.

Casiye 18: Sonra seni, emirde (Allah’ın emrinde) şeriat üzere kıldık. Öyleyse ona (o şeriate) tâbî ol! Ve bilmeyenlerin hevalarına uyma!

Kalem 8: Öyleyse yalanlayanlara itaat etme.

Kalem 9: Onlar senin müsamaha göstermeni temenni ettiler (istediler), o zaman onlar da müsamaha göstereceklerdi.

Hakka 43: Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

Hakka 44: Ve eğer, bazı sözleri Bize karşı uydurmuş olsaydı.

Hakka 45: Elbette onu sağından tutup alırdık (yakalardık).

Hakka 46: Sonra mutlaka onun can damarını keserdik.

Hakka 47: Ayrıca sizden hiçbiriniz ondan men edici olamaz (buna mani olamaz).

MAİDE Suresi 48. Ayet

Kendinden önceki kitapları doğrulayan, onların yerine geçen bu kitabı, gerçekleri kapsayıcı olarak sana indirdik. Allah'ın sana indirdiğiyle aralarında hüküm ver. Sana gelen gerçekleri bırakıp onların hevesine uyma. Her biriniz için bir yasa ve yöntem belirledik. Allah dileseydi hepinizi bir tek toplum yapardı. Ancak, size verdikleriyle sizleri sınıyor. İyilikte yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Ayrılığa düştüğünüz konuları size bildirecek.

MAİDE Suresi 49. Ayet

Aralarında Allah'ın indirdiği ile hüküm vermelisin. Onların keyfine uyma. Allah'ın sana indirdiklerinin bir kısmından sakın seni şaşırtmasınlar. Yüz çevirirlerse, demek ki Allah bazı günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. Gerçekten insanların çoğu yoldan çıkmıştır.



Müşriklerin baskısına Peygamberimizden cevap



6:14 "Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat beslenmeyen Allah'tan başka sahip mi edineyim," de. "Ben, herkesten önce teslim olmakla emrolundum," de. Ortak koşmayın! Sor 17

6:15 "Rabbime isyan ettiğim taktirde büyük günün azabından korkarım," de. Sor 11

6:16 O gün kimden azap çevrilirse (Tanrı) ona rahmet etmiştir. En büyük zafer budur. Sor 18

6:17 Allah sana bir zarar dokundurmuşsa O'ndan başkası onu gideremez. Sana bir iyilikte bulunmuşsa O her şeye Kadirdir.



ALLAH İZİN VERMEDİKÇE ELÇİLER MUCİZE GÖSTEREMEZ



RAD Suresi 38. Ayet

Senden önce elçiler gönderdik ve onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiç bir elçi bir mucize getiremez. Her dönemin bir yazgısı vardır.

MÜMİN Suresi 78. Ayet

Senden önce göndermiş bulunduğumuz elçilerin bir kısmından sana söz ettik, bir kısmını da sana anlatmadık. Hiç bir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince gerçeğe göre yargı verilir ve yanlışı savunanlar orada hüsranauğrarlar.

İBRAHİM Suresi 11. Ayet

Elçileri ise kendilerine şöyle dediler: "Biz, elbette sizin gibi birer insanız. Ancak, Allah, kullarından dilediğini seçerek ona lütufta bulunur. Allah'ın izni olmadan size bir yetki belgesi getirmemiz olanaksızdır. İnananlar Allah'a güvenmeli.

MAİDE Suresi 110. Ayet

Allah diyecek ki: Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene bağışladığım nimetimi hatırla. Seni Kutsal Ruh ile desteklemiştim; böylece beşikteyken de yetişkin iken de halkla konuşuyordun. Sana kitabı, bilgeliği, Tevrat'ı ve İncili öğretmiştim. İznimle balçıktan kuş heykeli yaratıyordun ve ona üfleyince de iznimle kuş oluveriyordu. Körü ve cüzamlıyı iznimle iyileştiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun. İsrail oğullarına apaçık kanıtlar götürmene rağmen, içlerindeki inkarcılar, "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değil," demişlerdi de seni onlardan kurtarmıştım.


10 Eyl 2016

7 Kişilik Aile Aracı: Citroen C4 Grand Picasso

Çorlu şubesinden Citroen C4 Grand Picasso mu teslim aldım. Ben karar verdikten 1 gün sonra aracı teslim ettiler. Önceye göre ne kadar hızlanmış işlemler. 

Neyse, Çorlu - İstanbul. Sonrasında istanbul şehir içinde kullandım aracı. 

İlk izlenimlerim:



Araç Full + Teknoloji + Güvenlik + Otomatik arka bagaj ile geldi. 
Öncesinde mümkün olduğunca boş araçlar almış, mecburen bu aracı (çünkü boşunu satmıyorlar) almış biri olarak şunları söylemem gerekiyor. 


1 Xenon farlar harika çalışıyor. Aydınlatması iyi.. Önünüzde araç varsa hemen onu rahatsız etmeyecek şekilde teki kafayı yere indiriyor, ötekisi sağ tarafı uzun şekilde aydınlatıyor. Direksiyonu çevirdiğiniz yere bakıyor filan. Bence şahane özellikler. Ayrıca uzunları yakmak için kolu kendinize çekerseniz. Mümkün olan her zaman uzunları otomatik yakıyor.


2 Anahtarsız giriş ve çalıştırma Toyota'dan sevdiğim özellikti. Zaten bu aracı tercih etmemin sebeplerinden biri de buydu. Güzel sorunsuz çalışıyor. Çok yağmur yağdığı soğuk havalarda çalışmıyor. Kapalı garajda çalışmaya başlıyor.


3 Otomatik el freni. Adı el freni ama artık elinizi sürmüyorsunuz. Araç durduğunda el frenini elektronik olarak çekiyor. Siz D ye takıp haraket ettiğinizde kendi indiriyor. Bunlar çok güzel detaylar. 


4 Park asistanına BAYILDIM. İki araç arasında 8-9 kez filan denedim, kusursuz çalışıyor. Lakin bizim sitenin otoparkında taşıyıcı perde kolonlar var. Orada perde kolonları saymıyor park yeri olarak. Bu sistem iki araç arası harika çalışıyor. Özellikle aracın boyutu büyük olunca ve kadın kullanıcıların çokluğu düşünüldüğünde çok yerinde bir donanım olmuş. 


5 Navigasyon eğer adres girerseniz sizi oraya götürüyor. Ama yandex e alışmış birinin şehir içinde bunu kullanması zor. Keşke Yandex'ten bulduğumuz noktayı direkt buraya bluetooth dan aktarmanın bir yolu olsaydı. Bende araçla gelen igo yazılımının iphone sürümü de var, zamanında para verip aldığım fakat şimdi kurmadığım. En azından orada bulduğumuz yeri keşke araca atabilseydik. Belki enlem, boylam yazıp girmek daha kolay olacak. igo nun iphone sürümünde POİ (hastane, eczane, avm bilimum otel, dükkan) harika şekilde çalışırken bugün aracın navigasyonunda viaportu bulamadım. Belki ben beceremedim. Açtım yandex navi yi, viaport söyledim. Sesimi viaport yazısına çevirdi beni en kısa yoldan götürdü. Keşke daha işlevsel olsa bu navigasyon. Belki şehirler arası yolda kullanırım. 


6 Kör nokta uyarı sistemi: insana güven veriyor. Kafamı çevirip arka tarafa bakmayı bıraktım. 1-2 saniye gecikmeli çalışıyor. 


7 Şerit ihlal uyarı sistemi: Herhangi bir yolda yanlışlıkla şeridi sinyal vermeden değiştirirseniz veya şeridinizi koruyamazsanız emniyet kemeri tık tık tık sürücüyü uyarıyor. Çok iyi düşünülmüş. Sürücünün kusurunu yolcular haber almamış da oluyor. 


8 aktif gergili emniyet kemeri: araç ilk haraket ettiğinde ön emniyet kemerleri söyle bir sıkıyor. Eğer sıkı bir frene basarsanız gene iyice sıkıyormuş. Kaza anında boşluk bırakmıyormuş. 


9 Benim üçüzlerim var, bu aracı da mecburiyetten ve en mantıklısı bu diye tercih ettim. Piyasada neredeyse tüm 7 kişilikleri inceledim. Bana göre en mantıklısı buydu. Verso nun 1,6 dizel otomatiği olsa kesin onu alırdım. Ama beğendim bu aracı. 1.6 dizel motor gerçekten yeterli bir güç üretiyor. İlk kalkışında biraz benzinliye göre yavaş kalsa da (çünkü aracı sakin kullanıma göre ayarlamışlar) siz gaza bastığınızda güçlendikçe güçlenen, 120 de bile ivmelenen bir makine olduğunu anlıyorsunuz. Dizel + Tam otomatik şanzıman uyumu kusursuz çalışıyor. Ben motoru çok beğendim. 


10 Start Stop sistemi çok iyi çalışıyor. Siz pedaldan kaldırdığınızda araç harakete hazır hale gelmiş oluyor. Gecikme hissedilmiyor. 


11 Üçüzler için tercih edilmesi gereken araçlardan. Arka 2. sıra koltukta tam 3 İSOFİX bağlantısı var. 3 bebek koltuğu rahatlıkla sığıyor. Corollada çocukların ayakları bizim koltuklarımızdayken, bu aracın diz mesafesinin genişliği sayesinde çocuklar da daha konforlu bir yolculuk yapmaya başladı. Arkada Karartılmış camlar ve güneşlik gibi detaylar tam bir aile otomobili olduğunu gösteriyor. Ayrıca aynanız iki tane, biri klasik geri ayna (kendiliğinden kararan) ve çocuklara bakmanızı sağlayan başka bir ayna daha var. Beğenilesi. 


12 Ses sistemi de çok başarılı. Mevcut araçlarımdan daha iyi. Araç usb bellekten mp3 filan okuyor. bluetooth aracılığıyla telefondaki müzikleri çalıyor. Eğer iphone kullanıcılılarındansanız telefonu usb ye bağlanıdığınızda ipod olarak görüyor ve oradan da müzik çalabiliyor. Ayrıca bluetoth hemen görüyor, oradan konuşma filan yapabiliyorsunuz. Telefon rehberinizden veya son arananlardan arama yapabiliyorsunuz. 


13 aracın 12 inclik ve 7 inclik iki ekarnı var. 7 inclik ekranı dokunmatik. Yanındaki temel bölümlerden birini seçtikten sonra dokunmatik ekrandan işlem yapıyorsunuz. Ordaki tek fiziksel tuş ses kadranı. Diğer fiziksel tuşlar direksiyonunun üstünde.

 
14 Direksiyonun üstünde sol üstte cruise kontrol ve hız sınırlayıcı aşağında 12 incik ekran ve navigasyonla ilgili kısa yollar solda üstte müzik kontolleri altında telefon kontrolleri var. Ayrıca park asistanı sol altta kısa yolu var. Hafif bir direksiyon olmasına rağmen hızlandıkça ağırlaşıyor, güven veriyor. Direksiyon genel olarak başarılı. 


15 Cruise kontrol önceki kullandıklarıma göre çok geliştirilmiş. Hızı ayarlıyorsunuz direksiyondan. Mesela 70 ayarladınız. Öndeki araç 60 a düştüğünde araç motor freni ile 60 a düşüyor. Sizin frene filan basmanıza gerek yok. Araçla mesafesini 2 sn olarak (hızınıza göre değişken mesafede koruyor) Eğer gaza basarsanız 80 e çıkıyor araç gazdan ayağınızı kaldırdığınızda tekrar 70 e düşürüyor hızını. Ancak frenle ara veriyorsunuz hız kontrolüne. Onda da yukarıda pause tuşuna basarsanız direkt son ayarlanmış hızdan devam ediyor. Bunun bir ilerisi aracı tamamen kendi kullanması arabanın  Bize pek iş düşmeyecek. 


16 Gelelim yakıt ekonomisine son olarak galiba 360 km yol yapmış oldum. Deponun görsel olarak üçte birlik yakıtını da bitirdim. Bu gidişle araç 1000 km üzerinde tek depo dizelle gitmiş olacak. 

Şimdilik bu kadar. 


Bir Yıl Sonunda İzlenimlerim:
1 Araç ekonomik. İstanbul içi 1 depo ile 800km yapabildim. Şehirler arası yolda 1050km yapabildim.

2 Aracın kapılarında tokluk hissi az.
3 Yönlendirmeli far arızası oldu, (bu araçların genel bir sorunu), servis değiştirdi.
4 Serviste güncelleme oldukça yeni yazılım yükleniyor. Özellikle İstinye Bayraktar bu konuda iyi. Fatih ustaya selamlar.
5 Araç uzun yolda çok rahatlık sağlıyor. Yönlendirmeli Far, Aktif hız sabitleme (öndeki araca göre hızlanıp yavaşlayan), Şehit ihlal, Yanda araç var uyarısı gibi sistemler sayesinde. Tercih edilen süspansiyon yolcular için yumuşak bir seyir vaad ediyor. Yalnız 1 kötü taraf var: Yüksek hızlarda direksiyon hafiflediği için biraz temkinli viraja giriyorsunuz. Aracın sürücüsüne virajlarda geri bildirimi yok denecek kadar az. 
6 İkinci koltuklarda doğru koltuk mesafesini ayarlarsanız 3. sıra koltukda oturanlar dahi rahat bir yolculuk yapabilir. Tabi çok uzun yollardan bahsetmiyorum.
7 Kalabalık bir aileyseniz bu araç veya muadillerini tercih etmeniz bana göre şart. Corolladan buna geçerken çok gereklimiydi sorularına muhatap olmuştum. Lakin o soruları soranlar bu sınıfın gerekli olduğuğunu anladılar.
8 Aracın teknolojilerine çabuk adapte oluyorsunuz. Bunlardan kolay kolay vazgeçemezsiniz.
9 BMW 2 Gran Tourer de aklım yok değil. Bu aracı aldıktan sonra çıktı. Biraz daha küçük biraz daha pahalı.





Eczanelerde Bilgisayarları hızlandırmak ve Ağ kurulumu

Eczanelerde genelde yavaş çalışan bilgisayarlar vardır. Müşterilerimizin ise epey acelesi olur.

Bu kısır döngüyü kırmak için yapacağınız küçük bir yatırımla tüm meslek hayatınız boyunca hızlı çalışan bilgisayarlara ulaşabilir siniz...


  • SSD: Eczanede işletim sistemlerinin kurulu olduğu hard diskler epey yavaştır. Eczanelerin kullandığı yazılımların yavaş çalışmasının (yazılımsal hatalar dışında) ana sebebi budur. Öncelikle bilgisayarlarınıza bence ivedilikle SSD alıp, bilgisayarlarınızı ona kurmalısınız. Bütçeniz kısıtlı ise en azından eczane programının kurulu olduğu ana bilgisayarınızda işletim sistemini ve programı SSD üzerine kurmalısınız. 120gb lık bir Sandisk SSD (en ekonomiği bile) işinizi görecektir.

  • Gigabit Hub: Bilgisayarlarımızı bağladığımız modemler genellikle eski bir teknolojidir. Ve yavaştır. Tüm bilgisayarlarınızı Gigabit bir hub'a bağlarsanız (internet çoğaltıcı) onu da modeme bağlarsanız bilgisayarlarınız eskiye göre daha seri ve hızlı birbiri ile anlaşacaktır. TP LINK 8-Port Gigabit Desktop Switch - Steel Case
  • Cat 6 Kablo: Görünüş itirabarı ile Cat5 kablolardan farkı olmamasına rağmen yapısı farklıdır. Gigabit bir bağlantıya sahip olmanız için bilgisayarlarla Hub arasındaki kabloları Cat6 kablolarla değiştirmelisiniz.
cat6 kablo gigabit hub ile ilgili görsel sonucu
  • Ram: Bilgisayarınızın ana kartının ve işletim sisteminin el verdiği en yüksek ram'i kullanın. Bilgisayarınız eskiyse bilgisayarcılarda bulamayabilir siniz size uygun Ram'leri. Tavsiyem Sandisk alın. Sandisk iyidir.
  • Temiz bir işletim sistemi: Pek çok bilgisayar kurulduktan sonra yavaşlar yavaşlar. En sonunda işler artık yürümez. Temiz bilgisayar için iş bilgisayarlarınızla virüs içerebilecek sitelere girmeyin. (Video, Bahis, Oyun). Eczane bilgisayarınıza gerekmedikçe program kurmayın. Bilgisayarlarınıza işletim sistemi kurduktan sonra Ghost gibi yedek programlarıyla temiz bir yedek alın. Sonra işletim sistemini yavaşlatmayan bir antivirüs kurun. (Avast). Sonra eczane yazılımını.


    İyi çalışmalar.


İlaç tarif etiketi için yazıcı

İLAÇ TARİF ETİKETİ İÇİN YAZICI
Eczanelerde Zebra LP 2824 ilaç tarif etiketi yazdırmak için ideal bir çözüm. Arkadaşlara tavsiye ederim. Aldığım yazıcı:

https://www.webdenal.com/zebra-lp2824p_670929.html...
Zebra LP2824P ile ilgili görsel sonucu

Zebra'nın TLP modeli de var. Onda ribon var. Ama tarif etiketi için buna ihtiyaç duymayacaksınız. Bence aradaki farkı vermeye gerek yok. Verirseniz sorun da değil hani...

Zebra'nın karşısındaki en iyi marka Argox. İkisi arasındaki tek fark şu: Zebrada kağıdı değiştirmek için hiç birşey bilmenize gerek yok. Pos makinesine kağıt koymak gibi. Bir kaç saniye sürer yani.

Argox'da basit de olsa kapağı açtıktan sonra 2 şey yapmanız sizden bekleniyor. 2 dakika filan sürer en fazla... Argox daha uyguna daha gelişkin özellikler sunar. (Daha geniş yazmak gibi) Ama derdiniz benim gibi sadece ilaç tarif etiketi basmak ise Zebra LP 2824 alabilirsiniz.

Kağıdı nereden alacağız. Bizim ilaç tarif etiketleri 50*40 a göre ayarlanmış. Bu özelliği taşıyan herhangi bir termal etiket işinizi görecektir. Yalnız ben 50*40mm termal etiket bulamadım  58*40mm etiket aldım, tam ortaladığı için harika görünüyor. Hiç sıkıntı yok. Aldığım etiket:

http://www.ofix.com/Tanex-58x40-mm-Eco-Termal-Li-Etiket...
Tanex 58x40 mm Eco Termal Etiket 40 mm Çap 600'lü Rulo

19 Tem 2016

İyi ki ordaydım

İyi ki oradaydım. Bir sürü arkadaşım bana kızmış. Kızsın. Benim aklım başımdaymış, orada olma malıymışım. Aklımın başında olduğunu söyleyenler nereden çıkarıyorlar bilmiyorum? Değil. Heralde beni yakından tanımıyorlar. Hadi oradayım, orada ki giyinişi hoş olmayan insanlarla nasıl bir aradayım. Zaten benim mücadelem bunun için. Herkesin özgürce inandığı gibi bu ülke bütünlüğünde bir arada yaşaması. Derdim bu zaten. Orada olmamın tek nedeni de bu. Ermenisi de, Ateisti de, Kürdü de, Arabı da, Türkü de, Müslümanı da, Alevisi de bu kimliklerin hiç birini kabul etmeyeni de yanyana kardeşçe yaşasın isteğindeyim.
İlk önce pek çok kişi darbe değil bu, tiyatro dedi. Sebep neydi, "CB nını niye almamışlar, böyle darbe mi olur. Darbe dediğin sabah 5 te olur vs". Almamışlar değil, alamamışlar. Sonra darbeyse ordunun tümü içinde değil, diğerleri askeri unsurlar yapsınlar kurtarsınlar dediler.. Burada yazmayacağım.
Mete Yarar, Cnn Türk diye aratın izleyin. Ayırın 4 saatinizi izleyin. 358 General olan ordumuzda 118 General gözaltına alındı. Yani o akşam darbeye katıldı büyük ihtimalle bunlar. Diğerleri de zaten birliğin başında değildi. Tüm birlikler cuma akşam 17:00 den sonra nöbetçi hariç subay kalmaz. Nöbetçiler de kendi elemanlarından seçilmiş...
Millet tankı ele geçirmiş. Evet geçirdiler. Askerlik yapanlar az çok bilir. Kanunsuz Emir diye birşey var. Karşındaki polis veya asker de olsa, emir varsa VURURSUN. Vatan hainidir. Yersin bu yalanı yani.. Vatandaş varsa vuramazsın. Çünkü bu adam sana diyor ki, "sen darbeci misin, in aşağı. Asker bizim." İşte orada çakıyorsun. Yani darbecilerin kandırdığını. Bu suçtur. Cezası ağırdır.
1 Ordu komutanı, Ömer Astsubay, Zekai paşa, Mitin Cb nını almaya giden helikopterleri dinlemesinde "inlerimize girecekti, inlerine girmeye gidiyoruz" lafının takılması. Darbenin Sabah 4 değil alal acele erkene alınması, Halkın yollarda olması, onu karşısında gören askerin silah bırakması. Dışardaki halkın psikolojik olarak büyük bir baskı oluşturması bu insanlar üstünde...
Bir de darbe olsa da hiçbir şey yapmama düşüncesinde olanlar var. Olabilir. İyi de bu cumhuriyet, bu demokrasi değilmiydi en önemli olan şey. Gerçek bir darbede çıkmayacaksın da ne zaman çıkacaksın. Unutma ki övündüğümüz Atatürk ayaklananların başı, halkı organize edip sokaklara döken kişiydi. Kurtuluş savaşı sırasında evinden çıkmamış, çekirdek çitleyerek sonuçları beklemiş insanlar da vardı. İşgal kuvvetleriyle maç yapanda... Atatürkle tamamen zıt fikirlere sahip ama vatan için yanında duranlar da.
Hepsine amenna diyip, CB bundan dolayı siyasi rant elde etti diyenler var. Edebilir, etsin yani.. Adam kaçmadı, saklanmadı. Direkt üstüne gitti. Benim şuan Bahçelinin elini öpesim, Kılıçdaroğluna sarılasım var. Sabaha ne olacağı belli değilken CB nını darbe anında tv ye görüntülü bağlayıp konuşturan kadın kadar yürekli olmalıyız...
O kışla lafını sokuşturması hataydı, zaten yeni bir söylem değil. Bir kaç aydır söylüyor. Yeri değil, zamanı değil..
Bir de şunu eklemek istiyorum. Dün bir bir ilin baş adli tıp uzmanı arkadaşı aradım, sordum: "Başı kesilen asker varmı?" diye. Hatta periskop videosunu yolladı. Yok fatih. Yalan söylüyorlar. Bize böyle birşey gelmedi. Ülke elden gidiyordu, kurtuluş savaşı verdik ve daha bitmedi bu çok net. Emniyette %90 oranında iştirakçileri belirledik" diye de ekledi. Bu adamın Recep Tayyip'çi olmadığının, o partiye gönül verenlerden biri olmadığının altını çizeyim.
Köprüde linç girişimleri, ölenler vs oldu. İnanın çok üzgünüm. Ben işin daha da karışacağını ve 10 saat direnmiş tankın özellikle top üzerimize attıktan sonra daha da çılgın şeyler yapacağını ön görerek köprüden erken çıkmıştım. Orada olsaydım varsa öyle bir olay olmaması için elimden geleni yapacak biri olarak şunları da söylemek isterim. Ama bunu sadece köprüde ki erler hakkında söylemek isterim:
10 saat boyunca mühimatları bitene kadar köprüde bana ona buna şuna senin ablana, diğerinin kız kardeşine, babasına, amcasına ateş eden 60 kişi vardı köprüde. Bunlar için de erler de vardı. Onlara kemerle vurulduğunu hepimiz gördük içimiz cız etti. Darbe hakkında hiç bir paylaşımı olmadığı halde bu konuyu öne çıkaranlara şunu da demek isterim. Benim de hoşuma gitmedi bu göründü. Bir kişiye (asker demeyin lütfen o adam bana, yarnımdaki yüzlerce insana 10 saat ateş etti. Yaraladı öldürdü) kemerle vurmanın cezası neyse o cezayı kemerle vuran alsın. Amma o adam da vatan haini olmak veya vatan hainlerinin uşağı olmaktan yargılansın. Önce herkes insan olsun. İyi insan olsun. Sonra asker, doktor, eczacı, mimar, mühendis ev kadın, anne, baba olsun. Bir kişi birini timsaha itmiş, adamı timsah yemiş. İten kişi ama beni de sivrisinek ısırdı ona ceza yok mu demiş. Hikaye buna benziyor.
Sela hakkında tam oradayken bir paylaşımım olmuştu. Tabi sela müslüman öldüğünde okunur diye. Okunur, okunsun. Ezan da okunur. Benim istiklal marşımın 8. kıtasında paylaştığım gibi vatanım kurtuluş savaşı verirken ezan okunsun lütfen. Zaten kimse f16 seslerinden uyuyamadı o gece.
Gezide akşam 8-sabah 5 arası tencere tava gürültüsü olmuştu. Gezide bilenler bilir. Yalan haber, yolların araç geçişine kapanışına ve gece 12-05 arası tencere tava gürültüsünden rahatsızdım. Gene bilenler bilir, bende zamanın başbakanının gereksiz sertleştirdiğini gerdiğini düşünmüştüm olayları.
Ama birşey de ilave edeyim, eşim üçüzlere hamile. Zaten oldukça zor bir süreçten geçiyoruz. Çoklu gebelikten erken doğum riski mevcut. 15 gün boyunca kesintisiz gürültüye maruz kalıyoruz. Sabahlara kadar uyuyamıyordum. İşten eve geliyorum, eşim evde tek, ayağa kalkmasını bile istemiyorum. Akşam tam önümde tencere tavacılar eyleme başladı. Yolun tam ortasında. Adet olduğu üzere... Bir saat kornaya bile basmadan bekledim aracın içinde. Yolu kapatmak umurlarında değildi, insanlar bir yere yetişiyormuş umurlarında değildi. Sabaha kadar gürültü yapıyor umurlarında değildi. Sanırım benim bilmediğim bir şekilde memleketin patronu olduklarını hissediyorlardı. Neyse yol açıldı eve gittim. Bir gün sonra önümde, tam önümde dans eden tencere tava yapan kadın migrosta sıramı gasp etti. Bir an sinirlendim. Sonra kendime kızdım. Hatta o kızgınlıkla gasp ettiği sıramı da onun almasına ses çıkarmadım. Normalde yapmam. Kadın belki çok doğru birşey yaptığını sanıyordu. Onun yüzünden evime gidemedim. Ayağa kalkmamasını bile istemediğim eşim evde 1 saat daha fazla tek başına vakit geçirdi. Ama bu kadın bunların farkında olamayacak kadar saftı, düşünemiyordu. Yollar onun, gürültü yapmak onun hakkıydı. Gezide sabahlara kadar gürültü yapan arkadaşlarım bazı dersler çıkarmış olacak ki, sesten rahatsız oluyorlarmış. Ne tesadüf 3 yıl önce de sesten rahatsız oluyordum, şimdi de rahatsız oluyorum. Değişen bir şey yok. Benim o kadına gösterdiğim hoş görü gereksiz miydi. Yoksa şimdi siz de mi hoş görülü olmalısınız. Sorun kendinize.
Ohhh içimi döktüm...
Birbirimizi dinleyelim, kardeş olduğumuzu ve birlikte yaşama kültürümüzü geliştirmemiz gerektiğini unutmayalım
Şimdi eleştiri değil, öz eleştiri zamanı.
Bu arada benim gördüğüm en güzel köprü görüntüsü burada. İzlerken olayları yeniden yaşadım. Bu videoyu izlerken kafamdan bunlar geçti.
Sevgiler.

16 Tem 2016

Ordaydım

Ordaydım...
Sabah saat 6 ya kadar köprünün dibindeydim.
TRT deki Darbeci anansunu duyduktan sonra artık evde durmamın hiçbir anlamı yoktu. Çıktım. Amacım maltepeden Köprüye gitmekti.
E5 e indim, E5 te küçükyalı sapağında Tam önümde 4-5 tane polis kılığında insan beni durdurdu. 16 Plakalı Tırı önüme çekip, arka kısmına da bir araç park ettiler. Arkamdaki kuyruk ile birlikte çıktık. Onlara darbecilerle hareket ettiklerini söylediğimizde doğrusu çok kalabalık olduğumuz için size zarar gelmesin diye yapıyoruz. Emir geldi böyle yapmalıyız dendi. Ben de emir komuta zinciri iptal edildi, halk sokaklara Demokrasiye Sahip çıkmaya çağrıldı dedim. Ama onların karanlık bir niyeti vardı. Az ilerde halk tarafından ele geçirilmiş 200m kadar ilerde dev tank da yolu kesmişti, bu polislerde yolu kesmişti. Eminim darbecilerle kol kola olan insanlardı bunlar.
Güya ordakiler bize zarar gelmesin diye yolu kapamışlar. Köprü yol kapamak, göz dağı vermek, hayatın işleyişini durdurmak darbeci mantığıdır. Orda yarım saat kıbırdayamadım. Arkamdaki araçlara sapma yolundan gitmelerini söyledim. Araçlar yavaş yavaş yanyoldan çıktı. Ben de E5 üzerinden ters yönde gitmeye başladım. 100M arkama aynı polis grubu 16 plakalı bir tır daha çekti. Yan yola saptım, Yolumu kapatan tırı geçtim, az ilerde Bir tank halk tarafından ele geçirilmiş, üstünde zıplanıyordu. Onu da geçtim. Göztepe sapağında artık dersimi almıştım. Orda da bir 16 plakalı tır gene insanların köprüye gidişini kapamak için yolu kapatmıştı, ama orada tecrübeliydim artık, yan yoldan geçtim. Orda sıkışıklık içinde yavaş yavaş ilerlerken, arkamda gene 16 plakalı tır ilgimi çekti. Sanırım ben geçtikten sonra göztepe sapağındaki yan yolu da kapamış olmalı.
Tam o sırada göztepede aracıma, benim olduğum noktaya bir kurşun isabet etti. Etkili menzilinden biraz dışarda olduğıu için şanslıydım.
Yola devam ettim, köprü yolu kapalı olabilir diye, köprü yoluna sapmadan direkt 1. ordunun yanından sahile, üsküdara gittim. Yollar artık boştu. Darbeciler gerekli önlemleri almışlar, insanların köprüye gidişini engellemişlerdi anlaşılan.
Beylerbeyi deniz komutanlığından yukarı çıkarak, tam da Boğaziçi Köprüsü Metrobüs durağına giderek aracımı park ettim...
Bir süre yukarı çıkmaya cesaret edemedim, çünkü kurşun sesleri geliyordu. Sonra orada da yüzlerce insan olduğunu anladığımda yukarı çıktım. Evet yukarda manzara tam da tahmin ettiğim gibiydi. Ben kadıköy yönü metrobüs durağındaydım. Köprüye yakın, ama köprüyü göremeyen noktadaydım. Bu orayı karşı metrobüs durağına göre daha şanslı bir nokta yapıyordu.
Arada insanların sesleri yükseliyordu. Her yükseldiğinde karşı tarafdan kurşun yağıyordu üzerlerimize. Özellikle Mecidiyeköy yönündeki metrobüs durağı yakınlarındaki insanlardan her kurşun seslerinden bir inleme geliyor. Ambulan çağrılıyordu. Ambulans saniyeler içinde geliyor, yaralıyı alıyor gidiyordu. Ben orada olduğum sürece onlarca insanın vurulduğuna şahit oldum. Aralarından ölenler olmuş olabilir...
Bir kişi elimize versinler bunları, linç edelim diyordu. Ben de kardeşim, onlardan ne farkın kalır dediğimde... Delirdi...
Kardeşim, sen görmedin, buraya gelen tanklar buradayken ben burdaydım, üzerimize kırdı, bir sürü insan öldü yaralandı. 9 yaşındaki çocuğun ayağı koptu. Bunlar insan değil. " dedi. Adalete versek dedim. "Şimdiye kadar sustuk, bak adamlar topla tüfekle üzerimize geliyor" dedi.
Sağdan soldan insanlar 3-5 dakkkada bir yaralanıyor, ambulans geliyor götürüyordu. Arada ambulansa da kurşun yağdırılıyordu. O an yaşadıklarımın gerçek olamayacağını düşündüm, ama bizzat olayın tam kalbindeydim.
Sonra tanıdığım bir arkadaş da ordaymış, bizi perdeleyen tepenin tam üstünde. Onu çağırdım. Sen köprüyü görebiliyorsan, onlar da seni görür vurulursun dediğimi hatırlıyorum. Karşıdaki insanlara da sesim gitmedi. Orada onlarca insan kuş gibi vuruldu.
Bir ara üzerimize epey etkili biber gazı atıldı. O kadar kurşun çıktılar ki, bize siper olan bir tepe olmasına rağmen arada bir araçtan, bir direkten kurşun sekerek bizim taraftan da 4-5 kişinin yaralandığı oldu...
Bir jeep tam da metrobüs yolunda ters istikamette sürerek önümüze geldi. Radyoyu açtı. Gelişmeri epey oradan dinledik.
Sabah 6'ya yaklaşırken polisle darbeciler arasında çatışma çıkmaya başladı, tam o sırada bir de köprünün ağzına gaz bombası atıldı. Ve çatışma kızıştı.
Ben arkadaşımı zorla aşağı çekerek indim. Dedim artık güvenli değil burası gidelim. Az önce olduğumuz yere köprünün üstünden top atıldı. Yukarı çıktım can pazarı kurulmuştu. Yukarıda haberleri dinlediğimiz, ayaktayken üzerine dayandığımız araç isabet almıştı. Birileri çarşaf yırtıp turnike yapmaya çalışıyordu. Bir yandan da kurşunlar yağıyordu.
Bir an sayabildim 5 yaralı insan görebildim. Belki daha fazlasıydı, ve çok kötüydü durumları. Ambulans da toptan korkmuş olacak bir süre gelmedi. Oranın hemen altındaki aracıma indim. Yaralıları aşağı indirenleri bekledim. Önümdeki araca bir tane yaralı koydular. Ben de bekledim, bekledim, gelmeyince yola devam ettim. Ara sokaklardan, göztepeye vardım. Arkadaşımı bıraktım. E5 üzerine çıktım. Göztepe noktasından kadıköy yönü kapalıydı. Evimin sapağına kadar rahatlıkla geldim. Maltepe noktasında pendik yolu kapalıydı.
Bazı arkadaşlar kurmaca, oyun yazmış. Feto cu bu adamın yazdıkları hala duruyor, bir bakın. Böyle bir kahaneti 1 gün önce yazmış bu adam...
https://twitter.com/tuncayopcin?lang=tr
TBMM nin bombalanma sebebini CHP li bir millet vekili tv de şöyle açıkladı. CHP, MHP ve AKP darbeye karşı tek yürek olunca partinin yetkilileri TBMM ye yönelince başımıza bombalar attılar...
Zaten darbe girişiminde bulunanlar da aynı güruhtan. Bu apaçık bir darbe girişimiydi ve bu insanlar kimse kusura bakmasın IŞİD mantığından farklı değillerdi.
Bazı arkadaşlara da göre ben aptal oluyorum.
Doğru, ben aptalım. Darbeciler evden çıkma diyor. Trt yi basıyor. Senin benim seçtiğim insanları alıp şafakta asmayı planlıyor. Onların lafını sen dinledim, ben dinledim.. Hepimiz dinlersek ne olacak?
Elbette darbe olacak...
Türkiye demokrasi sancısı çekmeden bize bu sistem gelmişti. Tepeden inme... Belki de ilk ciddi demokrasi sancımızı çektik ve zaferimizi kazandık...
Hayırlı olsun.